BELEDİYE BAŞKANI: SUSUN ULAN! DUBLE YOLLAR BİTİNCE DEĞERİNİ ANLAYACAKSINIZ

İftar yemeğini protesto eden mahalleli “Zehirledin, şimdi yemek mivereceksin?”, “Ekmek istemiyoruz, sağlık istiyoruz” diye bağırarak Belediye Başkanı Akgün’ü yuhaladı.

Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, mühürlü asfalt fabrikasının iki ay daha çalışacağını söyledi ve protestocuları azarladı: “Susun lan! Duble yollar bitince değerini anlayacaksınız.”

İstanbul Büyükçekmece’deki Muratbey Mahallesi’nin iki yıldır mahalleye zehir saçan ruhsatsız asfalt fabrikasına tepkiler devam ediyor.

‘Meskenlerden ve insanların ikamet ettiği diğer yerlerden mutlaka uzak bulundurulması’ gereken ve üç kere mühürlenmesine rağmen çalışmaya devam eden fabrikaya halkın tepkisi sürüyor. Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün ise halkı 1.5 yıldır zehirleyen, kendi zabıtası tarafından mühürlenen ruhsatsız fabrikaya destek verdiğini açıkladı. Akgün, önceki gün mahallede Büyükçekmece Belediyesi tarafından verilen iftar yemeğinde fabrikayı protesto edenlere önce “Susun lan” diye bağırdı. Halkın tepkisi üzerine de fabrikanın 2 ay daha açık kalacağını belirten Akgün şöyle devam etti: “Ruhsat iptal edilmiş ancak o şantiye eylüle kadar devam edecek. Ne derseniz deyin. Bu devletin en üst bakanları dahi bu şantiyeden haberdar olmuşlardır, bize verdikleri talimatlarla Çatalca yolu bitmeden şantiye kaldırılmayacak demişlerdir. Duble yollarla buraya gelebiliyorsanız onun değerini iyi anlayacaksınız.”

İftar yemeğini protesto eden mahalleli “Zehirledin, şimdi yemek mi vereceksin?”, “Ekmek istemiyoruz, sağlık istiyoruz” diye bağırarak Belediye Başkanı Hasan Akgün’ü yuhaladı. Önce müzik açılarak yuhlama sesleri bastırılmaya çalışıldı. Sonra Akgün, kendisiyle konuşmaya çalışan köyün eski muhtarı Fahrettin Filiz’i de “Kaybol, çık dışarıya!” diyerek meydandan uzaklaştırdı. Hasan Akgün’ün konuşması üzerine sinirlenen protestocularla yemekleri dağıtan belediye çalışanları arasında gerginlik yaşandı. Muratbey sakinleri, iftar yemeği için Mimar Sinan ve Ahmediye mahallelerinden otobüslerle getirilen ve başkanı alkışlayan vatandaşlara da tepkiliydi: “Bu yemeğe gelenlerin hepsi yabancı. Muratbey Mahallesi’nden bir kişi bile yok.” Olaylı geçen yemekten sonra komşu mahallelerden gelenler otobüslere binerek geri dönünce meydan bomboş kaldı.

Mühür durdurmadı, iftar durdurdu

Yasalara göre yerleşim yerlerinin yakınında asfalt fabrikası çalıştırılamıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ruhsatını iptal ettiği, iki hafta önce de üçüncü kez mühürlediği fabrika ise hâlâ bacasından duman saçarak 50 metre yakınındaki evlerin, bahçelerin, tarlaların üzerine zift yağdırıyor. Halkın sağlığını perişan eden fabrikaya dur diyen yok. İBB mühürledi ama fabrika zehir saçmaya devam ediyor. Üçüncü mührü de kırarak iki haftadır durmaksızın çalışan fabrikanın ilk kez iftar yemeği için saat 16.00’da çalışmayı bıraktığını belirten mahalleli “Kendileri on dakika dayanamıyorlar, biz bir buçuk yıldır bu kokuyla yaşıyoruz” dedi.

Radikal , Karayolları 1. Bölge Müdürlüğü’nün Büyükçekmece Belediyesi’ne bir not göndererek “Fabrikanın otoyol çalışması tamamlanana kadar açık kalması zorunludur” dediği ve fabrikanın 5 Eylül’e kadar açık kalması için baskı yaptığını ortaya çıkarmıştı. Büyükçekmece Belediyesi de fabrikanın kapatılması için uğraştıklarını söylemiş, hatta arazinin hissedarlarından Belediye Başkan Yardımcısı Bayram Ali Üner, “Şimdi olsa o şantiyeye asla kiralamazdım. Halkın kılına zarar gelsin istemem” demişti. Fakat Büyükçekmece Belediye Başkanı Akgün iftar yemeğindeki konuşmasında mahallelinin ‘kendileri için yapılan’ asfalt fabrikasının değerini duble yollar bitince anlayacağını savundu. Fabrikanın 50 metre ilerisinde yaşayan Hamiyet Öztürk ise eylemden sonra “Yol yapılacak diye bu kadar insan ölecek mi? Bugün bir rüzgâr esti, yine içime zehir doldu” diye tepki gösterdi. “t24’ten aktarılarak”(Elif İnce/ Radikal)

Kent Haberleri içinde yayınlandı | Tagged , , , , | Yorum bırakın

Taksim Gezi Parkı’nda Bir Garip Budama


Taksim Gezi Parkı’nda bulunan ve daha önce de tartışma konusu olan ağaçlardan bazıları bir gecede ‘budandı’. Geriye sadece gövdesi kalan ağaçları gören çevreciler uygulamaya tepki gösterirken, belediye yetkilileri ise “rüzgar sebebiyle kırılan dalların düzeltildiğini” iddia etti.

Taksim Gezi Parkı’ndaki bazı ağaçların kesildiğini gören kentlilerin aklına ‘Topçu Kışlası’na hazırlık mı yapılıyor?’ sorusu geldi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ise kesimin sözkonusu olmadığını iddia ederek, “Taksim Gezisi’nde resimde görülen ağaçlarda kesim değil, rüzgar sebebiyle kırılan dalların düzeltilmesi sözkonusudur” dedi.

Ocak ayının sonunda parktaki ağaçların kırmızı çarpılarla işaretlenmesi üzerine Taksim projesi kapsamında Topçu Kışlası’nın yeninden yapılması için parktaki ağaçların kesilmesine karsı çıkan kentliler harekete geçmişti. Lale Mansur’dan Mehmet Bekaroğlu’na birçok kişi ağaçları ‘evlat edinmiş’ ve “Taksim’in yaşayanı, çalışanı ile birlikte ele alınarak planlanmasını istiyoruz’ demişlerdi.

Gezi Parkı’ndan sorumlu İBB Park ve Bahçeler Müdürlüğü Beyoğlu Bölge Şefliği ise “Taksim Gezi Parkı’ndaki ağaçların kırmızı ile işaretlenmesi müdürlüğümüzün bilgisi dışında bulunmaktadır. Ayrıca Taksim Gezi Parkı’nda ağaç kesimi yapılması söz konusu değildir” demişti. Ağaçları kimin işaretlediği ise hala muamma.

“Kamuoyu hassas diye dokunmadık” 
İBB Avrupa Yakası Park ve Bahçeler Müdürlüğü Teknik Müdür Yardımcısı, Orman Mühendisi İbrahim Dedeoğlu ise ağaçların kesiminin söz konusu olmadığını, kırılarak kopan dalların düzeltildiğini belirtti. “Yaklaşık 3-4 aydır ağaçların kuru olduğunun bilinmesine rağmen kamuoyunun hassasiyetine binaen dokunulmamıştı” diyen Dedeoğlu, açıklamasına şöyle devam etti: “Haziran 2012 sonlarında hava değişimi ve rüzgar nedeniyle gerek vatandaş gerekse bölgedeki güvenlik birimlerinden kuruyan 3-4 ağaçtan dalların düşerek vatandaşların can ve mal güvenliğini tehdit ettigine dair şikayetler alınmıştır. Parka gelen ekipler kırılan ağaç parçalarını alandandan uzaklaştırmışlar ve kırılan kısımların tekrar düşme ihtimaline binaen düzeltme yapılmıştır. Ağaç kesimi işlemi yapılmamıştır, ağaçlar yaklaşık 3-4 aydır kuru oldugu bilinmesine rağmen kamuoyunun hassasiyetine binaen dokunulmamıştır. Söz konusu Gezi Parkı projesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ile ilgili değildir”

Kaynak: radikal.com.tr

Uncategorized içinde yayınlandı | Tagged , | Yorum bırakın

Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın

İSTANBUL ‘KENT HAKKI’ NA SAHİP ÇIKIYOR!

29.01.2012, saat 11.00-14.00, Taksim Gezi Parkı

http://www.facebook.com/events/227554390662384/

MAHALLELER BİRLEŞİYOR İSTANBUL ‘KENT HAKKI’ NA SAHİP ÇIKIYOR!

Farklı görüşlerden demokratik kitle örgütleri; mahalle dernekleri, kent hareketleri, platformlar, eylemciler, sanatçılar, akademisyenler, milletvekilleri ve çeşitli meslek gruplarından İstanbullular olarak:

Kamu yararını, sosyal adaleti ve doğayı hiçe sayan, 3. Köprü, Marmaray, Avrasya Tüneli ve Kanal İstanbul gibi büyük projeler başta olmak üzere, rant kaygısı ile yapılan bir dizi kentsel dönüşüm ve yenileme projesiyle kentimizin tarihini, kültürünü ve doğasını yok etmeye çalışan,

Mahallelerimizi yıkarak, sadece konutlarımızı değil kentle kurduğumuz tüm ilişkiyi, dayanışma ağlarımızı ve yaşamlarımızı darmadağın eden,

Hiç bir seçenek bırakmadığı kentsel dönüşüm mağdurlarını TOKİ silolarına zorla yerleştirerek, ekonomik, sosyal, kültürel ve psikolojik zorluklar yaratan,

Dönüşüm bölgelerinin en korumasız kesimi olan kiracıları yok sayarak görmezden gelen,

Mahallelerimizi yok etmeye kalkıştığı gibi okullarımızı ve hastanelerimizi de satarak, özelleştirerek, bu kentin harcını karmış emekçi ve alt gelir gruplarına kentin kapılarını tamamen kapatmak isteyen

Sonu gelmez bir rant hırsıyla, ortak kullanım alanlarımızı, sinemalarımızı, sahillerimizi, parklarımızı tüm yeşil alanlarımızı, hatta çadır- kent alanlarımızı bile elimizden alarak sermayeye sunan;

İktidara, sermayeye ve tüm iş birlikçi mimar ve plancılara karşı,

Kentler üzerinde söz hakkının bu kentlerde yaşayanlarda, yani bizlerde olduğunu ilan etmek ve bir arada, örgütlü bir kent mücadelesine omuz vermek üzere

29 OCAK 2012 PAZAR GÜNÜ SAAT 11.00’de

‘Tüm ağaçları, kesilmek üzere işaretlenmiş’ TAKSİM GEZİ PARKI’nda
SERBEST KÜRSÜ’de bir araya geliyoruz.

KÜRSÜ SENİN İSTANBUL / KENT HAKKI’NA SAHİP ÇIK!

Program

11.00-11.45
Açılış Konuşması: Ömer Kiriş-TOZDER

Dayanışma Konuşmaları: Prof. Yves Cabannes-UCL/ Cesare Ottolini-IAI

Tematik Konuşmacılar:
Gecekondu Dönüşüm Alanları: Erdoğan Yıldız-GULDAM

Tarihi Bölgeler Yenileme Alanları: Çiğdem Şahin

3. Köprü: Yaşam Platformu

Emek ve Beyoğlu: Beyoğlu için Mücadele

11:45 -12:30: ‘ Kamusal Sanat Laboratuvarı “ÇARPANA” Performansı
Müzik Grupları

12:30-13.30: Açık Kürsü: Mahalleler Konuşuyor

Mahalleler birleşiyor, Uncategorized içinde yayınlandı | 1 Yorum

ASF Yürüyüşü

http://www.yousendit.com/download/WTNJek9qQzdJMHZ2Wmc9PQ

Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın

KENT HAREKETLERİ FORUMU SONUÇ BİLDİRGESİ, 26-27 HAZİRAN 2010

1. Kamusal alanları, mahalleleri, okulları, hastaneleri, parkları, kıyıları, doğal, tarihi ve kültürel değerleri ile bizler için yaşam ve kullanım alanı olan kentlerimizin, kentsel dönüşüm ve kentsel yenileme projeleri ile kar amacı ve değişim değeri üzerinden sermayeye pazarlanmasına ve elimizden alınmasına karşıyız.
2. Barınma Hakkı ya da uluslar arası hukukta geçtiği gibi mülkiyetten bağımsız, Yaşamaya Elverişli Konut Hakkını öncelikli olarak talep ediyoruz. Konut hakkının gelir düzeyi veya ekonomik kaynaklara erişim düzeyine bakılmaksızın herkes için hukuki güvence altına alınması gerektiğini düşünüyoruz.
3. Sadece barınma, altyapı, iş, ulaşım, eğitime erişim ve benzeri sosyal ve ekonomik hakları değil, yaşadığımız mekânları ve kenti değiştirme/şekillendirme hakkımızı da iktidardan talep ediyoruz. Küresel sermaye tarafından bizlere dayatılan ve kenti sermayenin kendi anlayış ve çıkarlarına göre, kendi kar arzuları ve ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirdiği tüm kentsel yenileme/dönüşüm projelerine karşı bizler de kenti, kendi yaşam anlayışlarımıza, arzularımıza göre değiştirme hakkı mücadelemizi sürdürmekte kararlıyız.
Bu bağlamda, kent hakkını bir barınma veya kentin olanaklarına erişim mücadelesinden öte, kentin geneline bütünsel bir mücadele olarak yayma amacındayız. Tarlabaşılıʼnın yerinde kalma hakkını savunurken, Hasankeyfʼi ve Emek Sinemasıʼnı da savunmak ve aynı zamanda 3. Köprüye ve HES projelerine de karşı çıkmak, okul ve hastanelerimizin sermayeye pazarlanarak elimizden alınmasına karşı mücadele etmek de bu bütünselliğin birer parçalarıdır.
4. İktidar, ardı ardına çıkarttığı kentsel dönüşüm/yenileme yasaları ile hukuku araçsallaştırarak kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaktadır. Dolayısıyla hukuki mücadelenin yanı sıra örgütlü bir sokak mücadelesinin gereği de ortaya çıkmaktadır. Bu mücadele, sosyal ve ekonomik hakları iktidardan talep ederken, araç olarak kitlesel ve
yaratıcı eylemleri de kullanabilir.. Hukuk mücadelesini bireysel, yasal hak savunusu olarak görmez, bununla sınırlamaz. Yeni bir yaşam hukuku etik ve pratiğini mücadelesinin bir parçası kılar.
5. Teori ile pratik, ideal ile mevcut gerçek birbirinden farklılık arz edebilir. Yerellerden bütünsel bir mücadele perspektifi beklemek haksızlık olabilir. Ancak idealden vazgeçildiğinde ona bir daha ulaşabilme şansımız da olmayabilir. Yerel mücadelenin kendi gerçekliğinden hareketle, bütünsel mücadele yollarını aramak ve ikisini birlikte sürdürmek önemlidir. Burada yerel inisiyatiflere, mahalle derneklerine önemli görevler düşmektedir.

6. Yereldeki sorunların şehrin tümünün meselesi haline getirilmesi, Başıbüyük’lülerin 3. köprüye karşı yürümesi, Ataköy sahili için mücadele verenlerin Tozkoparan’a destek olması, mücadelenin seyri açısından olmazsa olmaz bir nitelik taşımaktadır.
7. Mücadelemizin ortaklaştırılması gerekmektedir. Birlikte hareket etmemiz gereken zamanlarda minimum ortaklıklarda buluşabilir ve bu minimum ortaklıkları sağladıkça ancak uzun erimli mücadelenin yollarını açabiliriz. Birbirimize karşı esnek olmalıyız. Kapsayıcı olunmalı, diğer oluşumlar, meslek odaları, sendikalarla iletişim ağları
kurmalıyız.

Kent Hareketleri Forumu bileşenleri olarak, bu forumdan çıkan sonuç bildirgesini tamamlanmış bir metin olarak değil, bir sürecin ilk adımı olarak değerlendiriyoruz. Bu forumdaki tamamlanmayan tartışma konuları, yöntem önerileri, prensipler önümüzdeki süreçte ele alınacak başlıklardır. Bununla birlikte forumda ortaklaşılan en temel başlığın acil gündemlerde bir araya gelme, ortak eylem ve pratik üretebilme olduğunu söyleyebiliriz.
Forumda konuşulan somut öneriler de birkaç başlıkta şöyle sıralanabilir:
– Mahalleler arasındaki etkileşimi sağlayacak ve çoğaltacak periyodik bir yayın, gazete.
– Acil müdahaleler ve gerekli bilgilendirmeler için oluşturulacak bir hukuk komisyonu.
– Mahalleler ve kente yapılan saldırılara karşı gerekli bilgilendirmelerin yapılabileceği bir danışma merkezi.

Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Kent Hareketleri Forumu içinde yayınlandı